İçeriğe geç

Esenlikte olmak ne demek ?

Esenlikte Olmak: Bir Anlamın İçinde Kaybolmak

Bir zamanlar, esenlikte olmak hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, her gün aynı rutinleri yaşarken, insanların birbirine “Esenlikte ol” dediği zamanlarda anlamını kavrayamıyordum. Bu kelime, genelde günün sonunda kimseye gerçekten bir anlam ifade etmeyen bir selamlaşma gibi görünüyordu. Ama bir gün, hayat bana bu kelimenin ne demek olduğunu gösterecek kadar derin ve öğretici bir deneyim sundu. O an fark ettim ki, esenlikte olmak sadece bir kelime değil, bir haldi. Bir duruştu. Bir şekilde hayata, kendine ve başkalarına bir şekilde bağlanmaktı.

Bir Sonbahar Sabahı, Kayseri’nin Soğuk Rüzgârında

O sabah, Kayseri’nin o bilindik soğuk rüzgârı yüzümü yalarken, içimde bir hüzün vardı. Sonbaharın rengi yavaşça kayboluyor, kışın soğuknağmı, çoktan hissediliyordu. Her şey soğuyordu ama bir taraftan da, her şeyin içinde bir sıcaklık vardı. Kafede oturuyordum, sıcak bir çay önümde, ama yine de içimdeki boşluğu dolduramıyordum. İnsan bazen kendi hayatını sorgularken, ne kadar “başarılı” ya da “mutlu” olduğunu düşünse de, o boşluk yine de vardır. Kimse seni anlamaz gibi gelir. Ne için yaşıyorsun? Ne bekliyorsun? Her gün aynı adımları atarak, nereye varacağını bilmeden ilerliyorsun.

Bununla birlikte, bir anda karşımdaki masada oturan yaşlı kadının bakışları beni derinden etkiledi. Gözlerinde yılların birikimi vardı, ama aynı zamanda içinde bir huzur, bir dinginlik vardı. “Esenlikte ol,” dedi bana, belki de yıllardır aynı kahvenin tadını çıkarmış ve aynı hayatı yaşamış biri olarak.

“Esenlikte ol?” dedim, biraz şaşkın bir şekilde. “Ne demek bu tam olarak?”

Kadın gözlerini benden ayırmadan, derin bir nefes aldı. “Esenlikte olmak,” dedi, “belki de bir insanın huzura ermesidir. Ama o huzur, dışarıdan gelen bir şey değil, içeriden gelir. İçindeki huzuru keşfettiğinde, dünya sana çok daha farklı görünür.”

O an bir şeylerin değiştiğini hissettim. Şehir, bir anda daha sessiz, daha sakin, daha anlamlı oldu. Belki de bana söylenen bu basit cümle, yıllardır aradığım şeydi. Ama tam olarak ne olduğunu bilmiyordum.

Kendimi Ararken

Bir hafta boyunca bu cümleyi kafamda döndürüp durdum: “Esenlikte olmak ne demek?” Sonra, bir gün kaybolan bir yazın sonbahara dönüşü gibi, içimde bir şey yerli yerine oturdu. Esenlikte olmak, dışarıdaki koşullardan bağımsız olarak, içsel bir dengeyi bulmaktı. Hayat bazen bizi zorlayabilir, zor durumlara düşürür ve en kötü anlarda bile içsel bir huzur bulmak, gerçekten esenlikte olmak demekti.

Kayseri’nin sokaklarında yürürken, artık her adımda daha dikkatli, daha sakin, daha bilinçli oluyordum. Bir kafeye girip, garsona “Esenlikte ol,” demek, bir şekilde hayatı daha derin yaşamak demekti. İçinde bulunduğumuz anı, her şeyin en saf haliyle kabul etmekti. O an, hayatın tüm anlamı o kadar basit ve netti ki, “Esenlikte olmak,” aslında her anın tadını çıkarmaktı.

İçimdeki huzuru, sadece dış dünyada değil, içsel dünyamda da bulmam gerektiğini fark ettim. O yaşlı kadının söyledikleri bana, dışarıdaki tüm kaosun içinde, kendi huzurumuzu bulmanın gücünü gösterdi. Kendimi kaybettiğim, karanlıkta hissettiğim o günlerde, “Esenlikte ol” cümlesi, beni yeniden bulmamı sağladı.

Zorluklarla Yüzleşmek

Esenlikte olmak kolay bir şey değildi. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, herkesin kendi kaygıları, sıkıntıları vardı. İş yerindeki stresi, evdeki huzursuzlukları, yaşanan kayıpları… Bazen, insanlar bir gülümsesen de, o gülümseme ardında kaybolan bir yalnızlık vardı. Ama belki de “Esenlikte olmak,” o yalnızlıkları kabul etmek, kabullenmek ve içsel olarak bir denge bulmaktı.

Bir gün, eski bir arkadaşımla karşılaştım. Yıllar sonra, bir sokakta rastlaşmak, sanki kaybolan bir parçayı bulmak gibiydi. Birbirimize geçmişi hatırlattık. Ama ondan aldığım bir cümle, bende derin bir yankı uyandırdı.

“Bazen insan, kendisini kaybedebilir. Ama önemli olan, kaybolduğunda, yine de geri dönüp kendi iç huzurunu bulabilmesidir,” dedi. Bu söz, tam da Kayseri’deki sokaklar kadar eskimiş ve bir o kadar da gerçekti. Esenlikte olmak, aslında kaybolduğumuzda bile kendimizi bulma yeteneğiydi.

Huzuru İçimde Bulduğumda

Bir sabah, yine Kayseri’de yürürken, birdenbire içimde bir huzur hissettim. Hava serindi ama güneşin ışıkları, her şeyin üzerine altın gibi parlıyordu. Birkaç adım daha attım, ama bu kez sanki dünya bana daha yakın gibiydi. O an, içimdeki ses bana şunu söyledi: “Esenlikte ol. Şu an, işte bu an, senin huzurundur.”

Gülümsedim. Çünkü artık esenlikte olmanın, sadece bir kelime olmadığını, bir hal olduğunu biliyordum. Kendimi bulduğum, dünyaya farklı bir gözle baktığım o an, hayatımın en güzel anlarından biriydi.

Sonuç

Esenlikte olmak, Kayseri’nin sokaklarından, eski kafelerinden, her bir köşesinden daha fazlasıydı. O, içsel bir yolculuktu, kendini kabullenme, başkalarına huzur sunma yoluydu. Bugün, yaşadığım şehirdeki her an, her yüz, her gülümseme, artık bana “Esenlikte ol” diyor. Ve ben de her seferinde, içimdeki huzuru bularak, dışarıdaki dünyayı kabul ediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
ilbetvd casinovdcasino girişhttps://www.betexper.xyz/