İçeriğe geç

Gavat kelimesi nereden çıktı ?

Gavat Kelimesi Nereden Çıktı?

Herkesin bir kelimeyle ilişkisi vardır; bazıları sevdiği kelimeleri, bazılarıysa sevmediği kelimeleri daha fazla kullanır. Kelimeler bazen öyle derin bir anlam taşır ki, yıllar sonra bile insanların hafızasında iz bırakabilir. Ancak bu yazıda bahsedeceğim kelime, belki de Kayseri’de, benim gibi bir genç için, bir yıkımın başlangıcının sembolü haline geldi: gavat.

Kayseri’de Bir Yaz Günü

Ben Kayseri’nin soğuk havasına alışıksam da, yazın sıcağını hep başka türlü hissederim. Kayseri’nin güneşi, kışın içinde biriken karın bozulmuş kokusuyla karışır. Hani, o eski mahallelerde insanın ruhunu sıkıştıran bir şey vardır ya, işte o öyle bir duygu. Bugün de o duygunun ortasındaydım; sanki bir şeyler beni bekliyordu ama ne olduğunu bilmiyordum.

Saat öğleden sonraydı. Rıza ile buluşacaktık. Rıza, benim gibi 25 yaşında ama çok farklı bir adam. Genellikle çok sakin olur, içini fazla dökmez ama bazen bir iki cümleyle her şeyi anlatıverir. Bugün de öyle oldu, konuşmalarımız derinleştiği an, o sinir bozucu kelime havada asılı kaldı.

Gavat Kelimesi Nasıl Ortaya Çıktı?

Bir akşam, ben ve Rıza sohbet ederken, konu değişti birden. Kadınlar, ilişkiler, hayaller derken, bir anda kavgaya dönüştü. Rıza, benim gibi insanlara karşı hep bir önyargı taşır, bunu hep bilirim ama hiçbir zaman doğru düzgün açıklayamaz. İşte o an, sinirlerim bozulmuştu; herkesin kendine göre bir dünyası var, kendi sınırları, kendi yaşam tarzları ama bazen insanlar seni küçük düşürmeye çalışır.

“Senin gibilerin lafı çok olur ama icraata gelince gavat gibi durursunuz,” dedi Rıza.

O kelimenin soğukluğu, içimi dondurdu. Yavaşça anlamaya çalıştım ne demek istediğini ama kelimeyi duyduğumda ne hissettiğimi açıklamakta zorluk çektim. Gavat. Küfür değildi belki ama, içindeki hınç, aşağılamayı barındırıyordu. Bir an, zaman durmuş gibiydi. Kafamda o kelime sürekli dönüp duruyordu, kalbimdeki yerini bulmuştu.

Hayal Kırıklığının Gölgesinde

O kelimeyi duyduğumda yaşadığım hayal kırıklığını tarif edebilmek için bir ömür harcayabilirim. İnsanların içinde kırgınlıkları, öfkeleri yaşatmaları ve bunu sana yönlendirmeleri gerçekten zor bir şey. Rıza’nın bu kelimeyi kullanmasının ardında hiçbir şey yoktu; sadece anlık bir öfke, bir eksiklik, bir şeyin olmadığını hissetmek. Ama ben o kelimeyi almak zorunda kaldım.

O an, insanın içine oturan yalnızlık duygusu gibi bir şeydi. Kelimenin anlamı bir anda evrim geçirdi ve yalnızca bir argo ifadeye dönüşmekten çok daha fazlası oldu. Kendi içimde bir boşluk hissettim. Ne kadar az görünüyordum, ne kadar değerliydim? Sadece gavat kelimesiyle mi şekilleniyordu her şey?

Birisi seni gavat diye tanımladığında, sanki her şeyin başka bir boyutu varmış gibi gelir. Öfkenin, hayal kırıklığının ve umudun birleştiği bir anda, seni ne kadar sevmediklerini düşünmeye başlarsın. Rıza, o kadar kolayca kullanmıştı ki bu kelimeyi, sanki hiç umursamıyordu. Ama ben ne yazık ki bir insanın, bir gencin içindeki duyguları bu kadar yüzeysel, bu kadar incitici bir şekilde yansıttığını görmek istememiştim.

Duyguların Karışıklığı

O an çok karışıktım. Hem kırılmış, hem öfkelenmiş ama bir o kadar da bir şeyler öğrenmiş hissediyordum. İnsanlar, bazen söyledikleri sözlerin ne kadar büyük etkiler yaratabileceğini unutuyorlar. Bu kelime, bana sadece bir etiket gibi geldi; bir şeyin ismi ya da bir küfür değil, bir düşünce, bir bakış açısının derinliğiydi. Rıza belki de sadece bu sözcüğü kullanarak kendi içindeki karmaşayı dışa vurmuştu. Ama işin kötü yanı, bu karmaşayı bir başkasına taşımasıydı.

Bazen insan, bir kelimenin ne kadar basit bir şekilde ağzından çıktığını unutuyor. Ben, bir kelimenin benim hayatımı ne kadar etkileyebileceğini o an anladım. Ama aynı zamanda, bu kelimenin, beni ne kadar kırdığına rağmen, hayatımda ne denli önemli bir yer tuttuğunu fark ettim. O an, kaybolan bir şeyin ardından geri dönüp bakıyormuş gibi hissettim. Kırılmış ama yeniden toparlanacak bir kalbin duygularını taşıyordum.

Yeniden Doğuş ve Umut

Bir kelimeyle başlayan bu hikaye, içimde çok daha büyük bir değişime yol açtı. Gavat kelimesi, bir anlamda bir kırgınlık, bir hayal kırıklığıydı ama bir o kadar da bir uyanıştı. Çünkü, ne kadar kırılmış olursam olayım, bir kelimeyi kalbime kazındığı an, kimse benim için gerçekten gavat olamazdı. Kendi içimde, kimseye ve hiçbir kelimeye boyun eğmedim.

Bir müddet sonra, o kelimeyi duyduğumda tepkim değişti. İntikam almak, onu tekrar karşısına alıp “sana gavat derken ne hissettin?” demek değildi amacım. Gavat, o anlık bir zayıflık, o anlık bir patlamaydı ve ben, bu patlamayı bir dönüm noktası olarak kabul ettim. Bir insanın seni böyle tanımlaması, sana ne kadar değer verdiğini ya da vermediğini göstermez. Onun yerine, o kelimenin seni şekillendirmesine izin verme.

Zamanla öğrendim; hayat, seni neyle tanımlar? Kelimelerle mi? Ya da başkalarının görüşleriyle mi? Hayır. Hayat, senin kendini nasıl gördüğünle ilgilidir. O kelimeyi hayatımdan çıkarabildim, yok saydım ve artık “gavat” kelimesi sadece bir geçmiş hatıra olarak kaldı.

Sonuçta…

Bir kelimeyle başlayan, içinde duygusal bir fırtınayı barındıran bu hikaye, bende büyük bir farkındalık yarattı. “Gavat” gibi küçümseyici, yaralayıcı kelimeler, bazen insanların içindeki boşlukları dışa vurdukları bir araç olabilir. Ama bir kelimenin seni tanımlamasına izin verme. Çünkü sen, her şeyden önce kendi hikayenin kahramanısın ve kimseye, hiçbir kelimeye teslim olmamalısın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
ilbetvd casinovdcasino girişhttps://www.betexper.xyz/